Popüler (!) Kültür


Bir elbise giyip aynanın karşısına geçtiğimizde iki şey vardır aklımızda:
Birincisi elbisemizdeki kırışıklıkları ve düzensizlikleri bertaraf etmek, ikincisi ise diğer insanlarla aramızdaki görünen ilişkiyi sorgulamaktır. Birincisi kolay olandır. Zor olan ise aynaya baktığımızda kıyafetlerin rengi, kullanılan malzemelerin kalitesi, bunların dizayn ediliş şekilleri ve içinde bulunan “siz” ile ortaya çıkardığı kompozisyonunun diğer insanlarla görünen ilişkisini sorgulamaktır. Zor olan bu sorgulamada kullanılacak argümanlar “kültür” denen daha büyük fotoğrafa bakılarak yapılır.
“Kültür” belli sınırlar dahilinde ortak yaşayan insanların oluşturduğu büyük bir fotoğraftır. Bu fotoğraf zaman içerisinde gelişen teknoloji, kullanılan malzemelerin türleri ve insanların dinle olan ilişkilerine göre şekillenir, değişir. Ya da bu büyük fotoğrafın içerisinden küçük alt karecikler oluşur/oluşturulur. Bu alt karecikler aynaya bakan insanın zihnini bir takım çıkarlar doğrultusunda yönlendirmeye dönük ise kendisine “moda kültür”, “modern kültür”, “kitle kültürü” ve “popüler kültür” gibi isimler alır. Fakat bu kare doğal süreçler neticesinde oluşan kültür karelesi ise buna “aile kültürü”, “alt kültür”, “üst kültür” ya da “halk kültürü” denir.
Bu çalışmamızda karar alan, harekete geçen ve düşündüğünde farklı fikirler üreten insanın baktığı kültür fotoğrafında son günlerde en fazla yer tutan “popüler kültür”ü ele alacağız. Ne zaman doğmuştur, neye karşı oluşturulmuştur, faydaları var mıdır, bizi biz yapan kültür tarihimizden neler çalmaktadır?
Popüler Kültür Neyin Üzerinde Doğmuştur?
Mazinin kültür fotoğraflarına baktığımızda bazı değerlerin farklı tarihlerde daha çok ön plana çıktığını görüyoruz. Öne çıkan bu değerler bazen ticaret, bazen teknoloji ve tüketim, bazen ise dini hayatın canlı tutulmasıdır. İnsanlar merkeze aldıkları, besleyerek oluşturdukları bu değerlerle, adı ne olursa olsun, büyük kültür fotoğrafını yaparlar. Ve kendilerini de oluşturdukları bu büyük fotoğrafa bakarak şekillendirirler. Tarlasına tohum ekecek bir çiftçi arpa yerine nohut seçiyorsa bu çevresindeki tarım kültürünün bir neticesidir. Yine aynı çiftçi, komşusu dardayken kendi işini bırakıp ona koşuyorsa burada İslam kültürünün sosyal dayanışma yüzü ortaya çıkmış demektir.
Uzun insanlık tarihi boyunca, dünyanın farklı coğrafyalarında insanlar, birbirine benzer yüzlerce kültür fotoğrafını dünya duvarına nakşetmişlerdir. Bunların en büyüğüne ve uzun yıllar devam edenine “Medeniyet” denilmişti. Medeniyetler bazen aynı devlet ismiyle uzun yıllar süren Çin medeniyeti olarak karşımıza çıktı. Bazen ise Roma, coğrafya ile paralel olarak Mısır, Mezopotamya, din ve inanç olarak ise İslam medeniyeti. Bu medeniyetlerin ortak özelliği uzun süreli olmaları ve doğal hayatın seyrinde ortaya çıkmalarıdır. Son bir asra girdiğimizde ise doğal seyrinin dışında, daha kısa süreli bir kültür ve medeniyet algısı karşımıza çıkmaktadır.
Uzun insanlık tarihi boyunca hiç değişmeyen ya da durağanlığı değişiminden daha fazla olan kültür, nasıl olduysa, bırakın yılları aylar ve haftalar arasında bile büyük değişimlere uğramaya başladı. Çok çabuk tüketen, sellerin sürüklediği topraklar gibi kültür taşlarını yerinden oynatan bir insanlıkla yaşamaya başladık. Bu insanlığın önünde o kadar hızlı bir erozyon yaşanıyor ki en kötüsü zamanla aşınan toprak altında ahlak, inanç, erdemlilik, paylaşma eriyip kayboluyor. Bu kadar köklü ve değerli kültür taşları birilerinin çıkarları için imal edilen kültür karşısında seyelana kapılan ağaç kütükleri gibi hızla akması insanlığın ve toplumun hızla yok olmaya yüz tuttuğunu gösteriyor aslında. Geçmişimizden çaldığımız gibi gelecek nesillere de bir şey bırakmıyoruz. Böyle giderse onlara bırakacağımız tek şey kurak bir toprak ve üzerine atılmış kültür posası olacaktır.
Günümüzde ecdadımızın yüzyıllardır ilmek ilmek inanç ve ahlakla ördüğü ve onlarca meydan savaşıyla her daim muhafaza ettiği kültürel mirası popülerlik adına durmadan harcanıyor. “Kültürün alınıp satılan bir emtiaya dönüştürüldüğü ve gerçekten kaçış sağlayarak toplumda uyuşturucu etkisi” yaptığını anlatan popüler kültür eleştirmenleri, bize inanç ve ahlak temelli kültürün mutlak kâr hedefleyen pazar ekonomisine nasıl dönüştürüldüğünü anlatıyor. Çünkü artık kültürü oluşturan her türlü erdem, ahlak ve insani ilişkiler alınıp satılabilen bir emtiaya dönüştürülebildiyse önemlidir. Yoksa bunların hiçbir önemi yoktur. Bu ilişki de bize “Kapital mi Popüler mi?” sorusunu sordurarak iktisadi sistemle, kültür arasındaki bağlantıyı sorgulamamıza sebep oldu.
Kapital Kültür mü? Popüler Kültür mü?
Fransızca (populaire) olan kelime sözlükte “halkın arasında yaşayan motiflere yer veren, onlardan faydalanan, halkın zevkine uygun, halk tarafından tutulan, herkesçe tanınan” manasındadır. Popüler kültürün birçok tanımı yapılmıştır. Ancak gerçek manasıyla kavramı ve yaşanan popüler kültürü anlayabilmek için “Yöneten ve yönetilen ilişkisini anlamak gerekmektedir. Üretim araçlarına sahip olanlar yönetenlerdir.”
Yönetenler ellerine geçirdikleri, tartışmasız tarihin insan ilişkilerinde en mahir aletleri olan medya araç gereçlerini yanlarına alarak yeni bir kültür inşa ettiler. Ve bu yeni kültürden ürettikleri malların sürekli sirkülâsyonunu devam ettirerek tüketiminde bundan nasıl istifade edeceklerine kafa yordular. Fabrikalar hiç durmadan çalışıyor, ülkeler sömürülüyor ve sermaye birileri tarafından hudutsuzca biriktiriliyordu. Yalnız ortada bir problem vardı. Bu çark hiç durmadan nasıl devam ettirilebilirdi? Cevap hemen bulundu: “Sermayenin gücünü devam ettirebilmesi için halkın yoğun tüketimine devam etmesi gerekiyordu. Hatta bu bir kültür haline getirilmeli ve nesilden nesile aktarılmalıydı.”
İşte popüler kültür denince, aklımıza yemek pişirme tarzından, spora, edebiyata, giyime, tüketim kalıplarından eğlence ve boş vakit etkinliklerine uzanan gündelik ve yaygın kültürel pratiklerin bütün ayrıntılarının yeniden tüketim temelinde dizayn edilmesinin altında bu yatar. Sermayedarlar tarafından imal edilen bu “kültür, herkes tarafından üretilmese de herkesindir. Kitlesel dolaşıma girer ve kitlesel tüketime sunulur.”

http://insanvehayat.com/iktisadin-inancla-pazarlanmasi-%E2%80%9Cpopuler-kultur%E2%80%9D/