Bonzai-Japonların Ağaca Şekil Verme Sanatı




Devasa ağaçlardan olan ladinin, meşenin, çamın ya da herhangi bir büyük ağacın tohumunu ya da küçük bir fidanını alıp bir saksıya dikiyorlar. Devamlı kök ve dallarını buduyorlar. Normalde çok büyük olan ağaç 200-300 yaşına gelse de o türün bir minyatürü olarak, ufak bir saksıda yaşamaya devam ediyor. Aynı ağacı, yetişeceği bir toprağa dikmiş olsaydınız, o ağaç saksıdakinin bin, iki bin misli büyüyecekti; ama siz ona yetişeceği uygun zemini hazırlamadınız o da bodur kaldı.



Maalesef bizler de çocuğumuzun gelişmeye müsait olan beynini, ahlakını sözlerimizle, yaşayışımızla, hal ve hareketimizle kesiyoruz, kısıyoruz, engelliyoruz. Evladımızın harika bir sistemle ve donanımla dünyaya geldiğini ve bu donanımı kullanabildiği oranda da mükemmelleşeceğini bilmiyoruz. “İnsan, bilmediğinin cahilidir.” Sözünün işaret ettiği gibi de elimizdeki bu harika ürünün çok az bir bölümünü değerlendiriyoruz. Geriye kalan %95’lik bölümünü çöpe atığımızdan haberimiz dahi olmuyor.





Elindeki harika potansiyelin farkında olan ebeveynler, anladığı kadar çocuklarının eğitimiyle ve başarısıyla ilgileniyorlar. Birçoğumuz bu potansiyelin farkında değiliz, ve hiçbir şey yapmıyoruz. Şunu iyi bilmeliyiz ki, çocuğumuzun eğitiminin ve başarısının birinci kuralı, ona “Ben mükemmel yaratıldım, istediğim ve çalıştığım takdirde başaramayacağım bir şey yoktur” özgüvenini vermektir. Bir anne baba olarak çocuğumuzun ahlaklı ve başarılı bir birey olacağına canı gönülden inanırsak ve ona göre hareket edersek çocuğumuza özgüven verebiliriz.

Davut Can, “Başarı Evde Başlar-Başarıda Anne Babanın Rolü”, Tutku Yayınevi…

Yorumlar