Mutluluğun Sırrı


Günün birinde birbirine âşık olan timsahla fil evlenmiş. Evliliğin ilk günlerinde timsah gölde yakaladığı en güzel balıkları file ikram ediyormuş; filde ormanda bulduğu en güzel bitkileri timsah ikram ediyormuş. Aslında fil ne yapsın balığı, timsah ne yapsın bitkiyi…
Neyse cicim ayları geçtikten sonra timsah ile filin arasında soğukluk başlamış. Evliliklerinin kötüye gittiğini fark etmişler. Nerede yanlış yaptıklarını sorgulamaya başlamışlar. Bu sorgulama sonucunda birbirlerine kendi sevdikleri şeyleri ikram ettiklerini anlamışlar. Tekrar durumu onarıp düzeltmek için timsah gölün en derinlerinde bulduğu temiz yosunları file ikram etmeye, fil de uzun hortumuyla göl kenarında tuttuğu iri balıkları timsaha ikram etmeye başlamış. Bu davranışları sayesinde kötü gidişi durdurup evliliklerini kurtarmışlar.
“Unutmayın, eşinizi memnun etmenin altın kuralı, onun hoşlandığı şeyleri yapmaktır.”
“Eğer ailemizden sevgi ve destek görmüyorsak hayatta ciddi bir dayanağımız kalmamış demektir.”
“Aslında her evliliğin başlangıcında bir ışık vardır. Ama eşler birbirini yönetmeye, birbirine üstünlük sağlamaya çalışarak bu ışığı söndürürler.”
“Eğer karşımızdakini ilgi ve takdirle besleyecek bir role bürünürsek o da bize karşı daha iyi bir role bürünecektir”
“Bir güç mücadelesinde amaç, haklı olmaktır. Oysa hayatın amacı, mutlu olmayı başarabilmektir.”
“İnsanın en derin psikolojik ihtiyacı, sevildiğini hissetmektir.”
(Tuncel Elmacıoğlu’nun “Mutluluk Oyunu” adlı kitabından alıntıdır…)

Yorumlar